Çoğu analize göre dünyada yaşayan insanlar tarafında en asil hayvan olarak görülen kaplanlar ne yazık ki son yıllarda türü tehlikeye giren bir tür. Fakat korkmanıza gerek yok. Çünkü heniz soyları tükenme tehlikesinde değil. Yalnızca nüfuslarında bir azalma mevcut. Ayrıca unutmamak gerekiyor ki ABD vatandaşlarının beslediği kaplanların sayısı dünyanın geri kalanında kalan kaplanların sayısından çok daha fazla. Bu yüzden soyları tükenmeyecek diyebiliriz.

Kaplanların kükremeleri o kadar güçlüdür ki bir kaplan kükrediği zaman sesi üç kilometre çapında ki tüm canlılar tarafından duyulur. Geçmiş dönemlerde kaplanlar hakkında araştırma yaptığımızda tarihte bir kaplanın tek başına dörtyüz otuz kişiyi öldürdüğüne tanıklık ediyoruz. Eğer kontrol altına alınmazlar ise ölümcül hayvanlar diyebiliriz. Kaplanların çizgileri onları çok asil gösteriyor. Tüylerinde olan bu çizgiler sayesinde de diğer vahşi hayvanlardan saklanabiliyorlar. Fakat bu çizgiler kaplanların tüylerinde değil. Tam tersine kaplanların tüylerinin altında direkt olarak derilerinde bu çizgiler mevcut. Üstelik evlerimizde beslediğimiz kedilerimizin DNA’ları kontrol edildiğinde yüzde doksan beş oranında benzerlik gösterdiği canlı da kaplandır. Kedilerin yırtıcı genleri kaplan kuzenlerinden geliyor diyebiliriz. Kaplanların derilerinde bulunan çizgiler adeta insanların parmak izlerine benziyor. Onlarında her birinde olan çizgiler diğerlerinden ayrılmasına olanak sağlıyor. Birbirlerini bu şekilde ayırt ederek tanıyorlar.

Kaplanların güçlerinden bahsetmek gerekirse tek bir cümle yeterli olacaktır diye düşünüyoruz. Doğada bulunan yetişkina ayılarla savaşıp onları yenebilecek tek canlı kaplandır. Aslan dahi bunu başaramaz.